Kayıtlar

Neydi O 2020

  Önce Avustralya'daki yangınlarla huzursuz olduk epey zaman. Ardından Avustralya'nın çok fazla su tükettikleri gerekçesiyle   öldürme kararı aldığı onbinlerce deve için kızgınlıktan köpürdük. Daha sonra sel baskını altında kalan adı geçen kıtayı alın size su diyerek   Allah'ın gazabına uğradıkları duygusuyla yargıladık. Sonra Elazığ'ımız depremle yıkıldı onlarca Can'ımız göçük altında can verdi. Bunun yarasını sağaltamadan Van'da çığ altında kalan iki kişinin arama çalışmaları sırasında 30'a yakın mehmedimiz ikinci bir çığ sonucu can verdi. Şimdilerde ise Çin'in Yuvan kentinde zuhur edip dünyayı kasıp kavuran Koronavirüsgillerden Covit-19 Pandemisi nedeniyle #Evdekal Türkiye çağrısına uyduk evimizde bekliyoruz. Dileğimiz ve çabamız odur ki bu bekleyiş nitelikli bir bekleyiş olsun. 2019'un sonlarında ortaya çıkan Cavit 19 kod adlı virüs,ülkemize 11 mart itibariyle giriş yaptı. İvedilikle okullar tatil edildi. Sıkı tedbirler alındı. Umre turizminden d...

Takdir edilme gereksinim ve kaygısı üzerine.

  Hayatın size yönelttiği sorulara farklı cevaplar vermek istiyorsanız dikkatli olunuz. Sonuçları hiç de istemediğiniz bir şekilde olabilir. Bu durumu size hayatımdan bir örnekle     izah etmek istiyorum. Farklı zaman ve mekanlarda tecrübe ettiğim bu durumu, en iyi hatırladığım     bir anı vasıtasıyla aktaracağım. Afrika coğrafyası dersindeyiz. Dersin hocası muhtemelen izinli olduğu için yerine araştırma görevlilerinden biri gönderilmişti. Çiçeği burnunda genç bayan dersi kös kös geçirmemek adına, "Afrika denilince aklınıza ne geliyor?" sorusuyla zihin yoklamasının tetiğini çekti. Sınıfın bir ucundan başlayan meksika dalgası benzeri cevaplama çabası, bana gelinceye kadar -Nil nehri, - Sahra çölü,-.... vs. gibi genel geçer cevaplarla ilerledi. Bense ilginç bir cevap vermek suretiyle dikkatleri üzerime çekme düşüncesindeydim. Bu sayede asistanın -Hımm, -Vaoo,.. nevinden nidalarıyla takdir edilme gereksinimimi karşılama gayesindeydim. Sıra bana geldiğinde büyük bir...

Kentten köye.

Gözlemlerim ve edindiğim izlenimler ışığında şehirden bunalan ve kırsala dönmek isteyen insanların genel olarak iki çeşit olduğuna kanaat getirdim. Birinci grup kırsaldan gelmiş ve şehire ekonomik olarak adapte olamamış, kentin nimetlerine ekonomik nedenlerden dolayı erişemeyen tabir caizse dipte debelenenler, ikinci grup ise sahip olduğu ekonomik imkânlar ile şehrin doyumuna ulaşmış entelektüel düzeyde belirli bir birikime sahip olan fakat çıkarcı insan ilişkilerinden, kentin gürültüsünden, hırsından, kir ve pasından  yorulmuş yine tabir caizse zirvede bırakanlardan oluşmaktadır. Kuşkusuz çeşitlilik daha farklı örnekler ışığında artırılabilir. Ancak en temel iki refleksin bu olduğu kanaatindeyim. Bu iki refleksten birincisi yeterince çaba göstermediği için genellikle kırsala dönüş sağlayamamakta ve çoğunlukla özlem duymak ve iç geçirmek suretiyle durumunu muhafaza etmekte ve amacına ulaşamamaktadır. Kırsala dönüşte başarılı olan grup çoğunlukla entelektüel profillere sahip kendi...